23 Haziran 2023 Cuma

Dr. Stone


Tür: Bilim Kurgu, Macera, Komedi, Shounen


Sezon 1
Bölüm: 24
Yıl: 2019
 
Sezon 2: Stone Wars
Bölüm: 11
Yıl: 2021
 
Special:
- Dr. Stone: Ryusui (2022) - 1 saat
 
Sezon 3: New World
Bölüm: 11
Yıl: 2023
 
Sezon 3: New World part 2
Bölüm: 11
Yıl: 2023
 



Konusu:
2017 yılında günlerden bir gün nedeni bilinmeden tüm Dünya'ya yayılan yeşil bir ışık sonucu insanlar taşa dönüşür. Taşlaşan insanlar hayati bir yerden kırılmadıkları sürece ölmezler. Heykel gibi oldukları yerde kalakalır, kıpırdayamazlar ama bilinçleri yerindedir, fakat yapacak hiçbir şeyleri yoktur. Aradan tamı tamına 3700 yıl geçer ve sene 5738 olur. Hikayedeki ana karakterimiz İshigami Senku etrafındaki taştan kabuk kırılarak hayata döner. Tabi eski dünyanın d’si bile kalmamıştır ve Doğa Ana her yeri ele geçirmiştir bile.
Senku taşlaşmadan önceki hayatında bilime meraklı, çalışkan, zeki bir gençtir. Kahramanımız normal lise öğrencileri gibi video oyunları, sosyal medya vs. gibi şeylerden haz almayan, yine de popüler kültür hakkında bilgi sahibi, genel kültürü yüksek bir gençtir. Yaşıtlarının aksine bilim ile uğraşmak Senku’ya büyük zevk ve heyecan veriyor. Kısacası Senku’nun en büyük tutkusu bilimdir.
Tam bir bilim insanı olup her şey hakkında bilgisi olan liseli dahi genç Senku geri döndüğünde neredeyse eski dünya'dan hiçbir izin kalmadığı bu ilkel dünya'da bilimi kullanarak insanları taşlardan kurtarmanın ve dünyayı kurtarmanın derdine düşer. Bunun için ilk işi kendi gibi cılız olmayan ve ona kas gerektiren işlerde yardım edebilecek arkadaşı Ooki Taiju’yu nitrik asit sayesinde taşlaşmış kabuklarını kırarak hayata geri döndürür. Taiju, pek zeki olmayan, şapşal biridir ama kas gücüyle iyi çalışan bir tiptir. Senku'nun beyni, Taiju'nun kas gücü ile her şeyi yeniden, sıfırdan icat etmeye başlarlar. Günün birinde daha fazla kas gücü için mecbur kaldıklarından Tsukasa Shishio adlı yapılı arkadaşı da tekrar canlandırırlar. Bir müddet herkes uyum içinde yaşar, ta ki Senku planını Tsukasa’ya belirtene kadar. Senku, bilim sayesinde tüm insanları yeniden canlandırmanın peşindedir. Tsukasa ise eski dünyayı terk etmeleri, yetişkinleri canlandırmamaları ve gençleri canlandırarak yola devam etmelerini ister ve ip burada kopar. Yollar ayrılır ve yeni dünyada iki insan arası ilk mücadele de başlamış olur. Bu arada, Senku’yu bir sürpriz daha beklemektedir.

 

 


Dr Stone, bölümleri peş peşe ilgi ile izleyeceğiniz sürükleyici bir anime. Üstelik bunu aksiyon yahut garip maceralarla yapmıyor. Bunu bilim ile hallediyor! Büyük bir felaket sonrası medeniyet açısından sıfırlanan dünyayı, bilimle tekrar eski haline hatta eski halinden çok daha iyi bir hale getirmeye çalışan bir karakterle karşı karşıyayız. Senku tam bir dahi, kimya, fizik, edebiyat, matematik, adamın her şeyde adeta sınırsız bir bilgisi var. Küçüklüğünden beri bilim aşığı olan dehamız her bölümde değerli kimyevi bilgilerini sunarak medeniyet yolunda ilerlemeler kaydediyor. Bu seri bilimsel sahnelerde gerçekten araştırılmış gerçek bilgilere dayanıyor. Örneğin bir patlayıcı madde yapımında bunun tehlikeli sonuçlara yol açacağını bize bildiriyorlar, gerçek bir patlayıcı yapımını veya Senku’nun yaptığı bir bilimsel veya teknolojik aletin yapılışı gerçeğe dayanıyor. Gerçekten animede nereden ne elde edilir, neyle neyi birleştirirsek ne oluşur gibi etmenler bizlere sunuluyor ve ilginçtir ki animenin en güçlü yanı da burası. Senku şunu nasıl yapacak diye merakla ekrana yapışıyorsunuz :D Üzerine düşünülmüş bir seri ve konu bakımından da tatmin edici.

Baştan söyleyeyim, serinin yan etkisi olarak ders çalışma isteği uyanıyor. Senku’yu izledikçe bir fizik veya kimya kitabı açıp ders çalışmak istiyorsunuz. Çok uzun süren bir heves olmasa da hiç yoktan iyidir. Animeyi izledikten sonra kendinizi ders çalışırken veya bir araştırma üzerinde bulabilirsiniz ^^.

İzlerken beni araştırmaya iten ve bana yeni bilgiler katan yapımları severim. Dr Stone bunu oldukça keyifli hale getiren animelerden bir tanesi. Animede bilmediğim bir çok bilimsel terim olmasına rağmen hiç sıkılmadım ve birçok yeni bilgi öğrendim. Dr. Stone izleyince insan kendisini dahi gibi hissediyor :D Bilimsel verileri karşıdakini hiç sıkmadan aktarabilen bu denli başarılı bir yapımı övmeden geçmemek lazım. Genelde shounen animeler vurdulu kırdılı bir hayata özendirirken, bilimi eğlenceli hale getirmek bence oldukça havalı bir hareket. Senaryo ve işleyiş açısından oldukça başarılı bir anime. Gerçekten ilgi uyandıran bir konusu var. Modern zamanın bilgisiyle binlerce yıl sonra medeniyet en baştan inşa edilmeye çalışılsa ne olurdu, sorusunun cevabını arıyor olmaları çok güzel. Ve insalar yokken dünya daha güzelleşmiş, yaşam devam ediyor hem de en güzel şekilde, kavga gürültü yok, adaletsizlik yok, iğrençlier yok, hayvanlar kendi halinde ekosisteme uygun bir şekilde yaşıyor, o kadar güzel ki, konusu da güzel bence, işlenişi de güzel. Ayrıca komedi unsurları ve mimiklerle olaylar desteklenince ortaya seyir zevki yüksek bir anime çıkıvermiş.

Yine de bazı mantık hataları yok değil, ama spoiler olmasın diye bunlardan bahsedemicem malesef. Ama bu mantık hataları izlemeye engel veya eksi bir durum oluşturuyor mu? Kesinlikle hayır!

Karakterleri zaten seveceksiniz. İtici bir karakter yok. Senku, güçsüz ama bi o kadar da güçlü bir karakter. Ve Asagiri Gen sempatikliği/tatlılığı der susarım. Haa bi de Chrome. Çok tatlı. O da çok sempatik.

Dr. Stone'da sevmediğim tek bir şey var - Senku'nun saçı. Daha sade ve sıradan olmalıydı bence. Çok abartı bir saç. Hiç olmamış. Baya bozuyor havayı bana göre. Evet, Senku başrol ama yine de saçıyla farklılık göstermek zorunda değildi, zekası fazlasıyla yeterli. Görünüş olarak sadeliği her zaman daha çok seviyorum. Senku'nun zekası çok güzel, onu (bu saçına rağmen) etkileyici yapıyor. Seksi beyinli deriz ya hani.

Senku’nun lahana saçları sizde önyargı oluşturmasın sakın. Dediğim gibi, bölümlerin peş peşe izlendiği, eğlenceli, kaliteli, merak uyandırıcı bir anime. Ben izlerken çok eğlendim. Son zamanlarda izlediğim tüm shounen animelerden; karakterler olsun, senaryo olsun, akış olsun kendisini sıyıran ve farklı bir kulvara yerleşen bir anime. Uzun zamandır bu kadar kendine özgü yapımlara hasrettik doğrusu. 

 

 

______________________________________________

Kaynak: anime-inceleme.com; figurex.net; tuyann.com

 

 



Black Lagoon


Tür: Aksiyon, Dram, Seinen
 
Sezon 1
Bölüm: 12
Yıl: 2006
 


Sezon 2
Bölüm: 12
Yıl: 2006
 


Special serisi:
  • Black Lagoon Omake - 7 Bölüm (2009)
 


OVA serisi:
  • Black Lagoon: Roberta's Blood Trail - 5 Bölüm (2010)
 


 
Konusu:
Black Lagoon ulusal sularda kaçakçılık yapan bir kurye şirketidir. Birçok mafyanın, baronların, kartellerin bulunduğu çatışmanın eksik olmadığı ve hassas güç dengelerinin olduğu Roanapur’da yaşarlar ve hikayemiz de genellikle bu şehirde geçmektedir.
Black Lagoon, Roanapur’da bulunan çetelerin, mafya örgütlerinin ve diğer herkesin getir-götür işlerini taraf tutmayarak para karşılığında yerine getirmektedir, düşman mafyalardan bile iş almaktadır. Bu yüzden işlerine duygularını karıştırmadıkları için ve tarafsızlıklarını korudukları için herkes onlara güvenmektedir. Bu kaçakçılık işleri bazen çok tehlikeli çatışmalara dönüşebilmektedir.
İri yarı siyahi arkadaşımız Dutch, bilgisayar kurdu Benny ve iki silah taşıdığı için “two hand” lakaplı Revy, Lagoon şirketinin asıl çalışanlarıdır. Görevlerin çoğunu da eski Rus askerlerin oluşturduğu ve Roanapur’a hakim olan “Hotel Moscow” adındaki kanlı mafya örgütü vermektedir.
Günün birinde bir görev alırlar ve görevleri Japon mandıralı bir gemiyi basıp, yolculardan birinin taşıdığı çok önemli bir diski ele geçirmektir. Bu yolcunun adı Rokuro Okajima.
Rokuro Okajima Japon iş adamlarının dolu olduğu bir şehirde, Japon bir iş adamıdır. Onun normal günü, patronunun emirleriyle geçer. Rokuro, işi gereği şirketi tarafından bu özel ve gizli disk ile Çine doğru seyahat eder. Gemi Black Lagoon tarafından basılır. Lagoon elemanları diski ve rehine olarak Rokuro’yu yanlarına alır ve tekneleri ile kaçarlar. Fakat Rokuro’nun çalıştığı şirket işin peşini bırakmaz ve Lagoon şirketinin ardından paralı asker yollar. Rokuro da çok geçmeden anlar ki, esasında kurtarılmak istenen kendisi değil sadece disktir ve gerekirse Rokuro da gözden çıkarılabilir. Nitekim yaşanan çatışmalar sonucu Rokuro’nun şirketi diski ele geçiremez ve Lagoon şirketi diski yeni sahibine ulaştırmayı başarır. Görev tamamlandığı için Rokuro’nun da rehine olarak hiçbir değeri kalmaz. (Zaten yoktu da) Lagoon şirketi Rokuro’ya yol verir fakat Rokuro’nun ülkesi Japonya’da artık onu bekleyen bir hayatının olmadığını, itilip kakılmaktan bıktığını söyleyerek Lagoon şirketine girmek ister. Ve sonunda da Lagoon şirketinin eleman sayısı üçten dörde çıkar.

 

 

Aksiyon bakımından baya tatmin edici, dolu dolu bir seri, sıkılmanıza pek izin vermiyor diyebilirim. Çatışma sahnelerinde kan gövdeyi götürürken aksiyonun dozu bir dakika bile düşmüyor. Bu yönden çok iyi, fakat burda biraz abartıya kaçılmış, çok havalı olsa da o kadar büyük ateşli çatışmanın içinde baş karakterlere bir türlü bişey olmaması mantıksız geliyor ama yine de izlerken o zevki alabiliyorsunuz. Ayrıca konsept itirabiyle oldukça sert mevzulara giriyor, cesurca repliklere sahip. Politikaya hatta dine atıfta bulunuyor.

Karakter açısından çok zengin bir seri. Animeye sürekli yeni karakterler girip çıkıyor. Asıl kahramanlarımız Black Lagoon üyeleri olsa da hikaye çoğu zaman yan karakterler ile destekleniyor ki bu da sıradanlığı azaltıyor.

Animenin en büyük artısı ise kesinlikle kadın karakterler. Efsane diyebilirim. Bu kadar yırtıcı, sert, manyak, psikopat, güçlü kadın karaktere sahip başka anime var mı bilmiyorum. Gözünü bile kırpmadan yüzünde pis bir gülümseme ile takır takır adam öldüren Revy, aynı psikopatlıkla hareket eden Eda, bıçak manyağı Shenhua ve tabiki askeri zekasıyla kendisine hayran bırakan Balalaika... Fakat en psikopat karakterimiz hizmetçi Rosarita karakteridir. Terminatöre taş çıkartan mekanik performasıyla dikkat çeken Rosarita, serideki birçok karakter gibi geçmişinde hoş şeyler yaşamamış biri. Hatta 5 bölümlük OVA serisi Rosarita'nın intikam hikayesine odaklanıyor, hikayeyi devam ettirdiklerinden dolayı üçüncü sezon olarak da değerlendirebilir aslında.

Çatışma sahnelerindeki ufak mantık hatalarının dışında bir eksik daha var. Kadın karakterler ne kadar mükemmelse baş karakterimiz Rock o kadar ezik, bu da beni gıcık etti açıkçası. Gereksiz bir karakter diyebiliriz, ya da baş karakter olmayı hak etmiyor da diyebiliriz. Ama neyse ki Rock'un ezikliğini kapatan efsane kadın karakterler var, bütün atraksiyon onların etrafında dönüyor, bu sayede Rock'un ezikliğini görmezden gelebiliyorsun :D

Yani demem o ki, sırf şu harika kadın karakterleri için bile izlenir ^^ 

 

 

____________________________________________________

Kaynak: turkanime.net; birdizihaber.com; anime-inceleme.com

Working!! + www.Working! (Wagnaria!!)


Tür: Hayattan Kesitler, Komedi, Romantik
 
Sezon 1
Bölüm: 13
Yıl: 2010
 
Sezon 2
Bölüm: 13
Yıl: 2011
 
Sezon 3
Bölüm: 13 + 1 Special
Yıl: 2015
 
Sezon 4 (www.Working!!)
Bölüm: 13
Yıl: 2016
 
 



Konusu:
Hikaye Japonya'nın kuzeyindeki bölgede, Hokkaido'daki Wagnaria isimli bir aile restoranında geçmektedir. 16 yaşındaki Takanashi Souta küçük ve sevimli şeylere çok düşkündür. Bir gün minyon bir kız aniden ona iş teklifinde bulunur. Onu çok küçük ve sevimli bulan Takanashi işi kabul eder ve Wagnaria'da yarı zamanlı olarak çalışmaya başlar. Sorun şudur ki Wagnaria'da bir tek aklı başında çalışan bulunmamaktadır. Souta bu aile restoranında tuhaf, eksantirink, neşeli, gizemli ve havalı iş arkadaşlarıyla beraber her gün yeni bir olayla karşılaşacaklardır.









  • www.Working!!
 
Higashida Daisuke, Higashizaka Lisesi'nde okuyan ciddi bir 9. sınıf öğrencisidir. Her şeye surat asan ailesine ve sıradan hayatının onu yormasına rağmen huzurlu yaşamından memnundur. Ancak bir gün babasının şirketi iflas eder ve Daisuke kendi harçlığını çıkarmak için çalışmak zorunda kalır. Ailesi ona yarı zamanlı bir işe girmesini söyler. Aslında çalışmayı hiç istemese de, her ne kadar derslerine odaklanmak istiyor olsa bile okula gidip gelmek için otobüs kartına para yüklemesi gerekir ve ayrıca telefon faturası da artık kendi bütçesine kalmıştır. Her gün okula bisikletle 15 km gitmemek için ve kişisel geçimini sağlamak adına yakınlardaki bir aile restoranında çalışmaya karar verir. 

 

 

Anime 3 sezondan oluşuyor, bir de www.Working!! diye farklı karakterlerden oluşan farklı bir sezon var.

Animelerin 95%'inde olduğu gibi burda da öğrenci karakterler görüyoruz, fakat normal okul animelerinden farklı olarak bu sefer öğrencileri okulda değil iş ortamında izliyoruz. Bu da bizlere yeni bir heyecan katıyor. Her biri birbirinden sıkıntılı, sıradışı, anormal olan karakterler bu animenin en güzel yanı diyebilirim. Animenin başarılı olduğu noktalardan birisi hepsinin kendine has bir eğlencesi olması. Ben karakterleri çok sevdim, hele Yachiyo ve Satou. Fakat şu Inami karakterine hafiften gıcık olduğumu belirtmek isterim. Böyle bir sorunu olmasını anlıyorum ama bazen çok fazla aşırıya kaçıyor, abartıyor da abartıyor ve bu da itici yapıyor benim gözümde onu. Bir yandan güldürse de beni zaman zaman rahatsız etti tavırları.

Komedi açısından da ben baya güldüm diyebilirim. Aslında başlarda her şey çok güzel, çok eğlenceli ama sürekli kendini tekrarlıyor bir zamandan sonra. Hikaye örgüsü hep aynı gidiyor, bir değişiklik yok, biraz sıkmaya başlayınca araya yeni karakterler giriyor ama o da 2 bölüm sarıyor en fazla. 3 sezon aynı espri üzerinden gitmektense farklı konular eklenseymiş çok daha iyi olurmuş. Bu kadar farklı ve renkli karaktere sahipken, konu ve ortam olarak birçok farklı olaylar gösterilebilecekken neden hep aynı olaylar üstünde durmuşlar anlamadım. Keşke bu karakterleri ve ortamı daha iyi kullanabilselermiş.

 

WWW. Working!! ise ilk 3 sezondan farklı olarak Wagnaria restoranı yepyeni personel kadrosu ile çıkıyor karşımıza. Bu seride ana karakterimiz “Higashida Daisuke” olarak değişiyor. Farklı bir ekip de olsa Wagnaria'nın olmazsa olmazlarından birbirinden sıradışı çalışanları burda da görüyoruz. Fakat ilk kadroya fazla alıştığımdan mıdır bilmem bu ekibe ben pek ısınamadım, aynı tadı vermedi bana. Zaten alışmaya bile vakit kalmadan bitiyor seri. Bilmiyorum, belki siz seversiniz.

 

Konu ve olay örgüsündeki eksikliklerine rağmen sırf karakterler için bile izlenmeyi hak ediyor bence.

 

 

_____________________________________

Kaynak: turkanime.net; animefantastica.com

Kimi ni Todoke


Tür: Hayattan Kesitler, Dram, Romantik, Okul, Shoujo
 
Sezon 1
Bölüm: 25
Yıl: 2009 - 2010
 
Sezon 2
Bölüm: 12 + 1 OVA
Yıl: 2011
 
 
Konusu:
Kimi ni Todoke, Kuronuma Sawako adlı liseye başlayan bir kızın okul hayatını ve arkadaş ilişkilerini konu alıyor. Sawako mükemmel bir kadın başkarakterdir... Tabii bir korku filmi için. Uzun kapkara saçları, ürkütücü gülüşü ve sessiz yapısıyla korku filmi Halka'daki Sadako’ya benzediğinden ona Sadako lakabı takılmıştır. Bu benzerlikten dolayı Sawako sürekli yanlış anlaşılmalara maruz kalmıştır. Öyle ki, Sawako’nun insanları lanetleyebileceği ve hayaletleri görebildiği dilden dile dolanmıştır. Bu korkutucu dış görünüşüyle bu tür yanlışlıklardan dolayı Sawako içine kapanık, insanlarla iletişim kurmakta zorlanan ama elinden geleni de yapmaya çalışan normal kendi halinde birisidir. Uyum sağlamak için çok çekingen biri olarak, tek istediği biraz arkadaş edinmektir.
Seri boyunca Sawako’nun arkadaşları ile yaşadıklarını, hoşlandığı çocuk ile olan ilişkisini kimi zaman komik, kimi zaman ciddi bir şekilde izliyoruz.

 

 


Shoujo animeler arasında en beğendiklerimden biri bu anime, çünkü diğerleri gibi aşırı bir fanservice yok, komedi, aşk, arkadaşlık çok seviyeli ve yerinde anlatılmış bence. Kimi zaman baya güldürüyor ama kimi zaman da hüzünlendiriyor.

Romantizmden daha çok arkadaşlığı konu alan, masum, sevimli bir seri. Diğer shoujo animelere bakış bunun hikayesi daha bi dolu dolu geldi bana. Sawako'nun durumu işlemek için güzel bir konu ve izlemesi daha bi zevkli. Sırf yılış yılış aşk değil yani mesele, başka olayının da olması güzel. Sonlara doğru aptallıklarından, salaklıklarından biraz sinir krizi geçirdim ne yalan söyliyim ama güzeldi yine de :D

İzlemesi zevkli, eğlenceli, içinizi ısıtan sıcacık bir seri, kesinlikle öneririm ^^ 

 

 


______________________________________

Kaynak: turkanime.net; anime-inceleme.com

Ao no Exorcist (Blue Exorcist)


Tür: Aksiyon, Şeytanlar, Fantastik, Shounen, Doğaüstü Güçler
 
Sezon 1
Bölüm: 25 + 1 OVA
Yıl: 2011
 
Sezon 2: Kyoto Fujouou-hen
Bölüm: 12 + 2 OVA
Yıl: 2017
 
Sezon 3: Shimane Illuminati-hen
Bölüm: 12(?)
Yıl: 2024


 
Special serisi:
  • Ao no Exorcist: Ura Ex - 10 Bölüm (2011 - 2012)
 
Movieler:
  • Ao no Exorcist The Movie (2012)
 
 

Konusu:

Dünya, birbirine zıt iki farklı boyuttan oluşmaktadır: İnsanların yaşadığı Assiah ve iblislerin hüküm sürdüğü Gehenna. Bu iki boyut arasında geçiş yapmak ve iletişim kurmak imkansızdır, ama yine de iblisler insanların bedenlerini ele geçirerek diğer boyuta geçebilirler.
Ana karakterimiz Okumura Rin, elinden yemek yapmak dışında bir iş gelmeyen, beceriksiz, kavgacı, baş belası bir tiptir, ikiz kardeşi Yukio ise onun tam tersi, son derece bilgili, oturaklı, ve yeteneklidir. Bu ikisi papaz Shiro'nun oğullarıdır. Bir gün Okumura Rin güçlerinin açığa çıkmaya başlamasıyla beraber iblisleri göremeye başlar. Gücünü fark eden iblisler Rin'in peşine düşer. Papaz babaları olan Shiro tarafından kurutarılan Rin, ondan aslında şeytanın oğlu olduğunu öğrenir. İblislerin tanrısı Şeytan, kendisini barındırabilecek kadar güçlü bir insan bulamadığı için Gehenna'da sıkışıp kalmıştır. Bunu aşmak için, bir insan kadınından bir çocuk sahibi olmuştur. Şeytana büyük bir nefret besleyen Rin, ikiz kardeşi Yukio'nun gittiği True Cross akademisine gidip bir Excorcist (iblis kovucu) olmaya ve şeytanı öldürmeye yemin eder.

 

 


Maalesef ki potansiyeli çok yüksek ama havada kalan çok fazla soru işaretleriyle dolu bir anime. Sürekli bir şeyler açıklığa kavuşacak mı beklentisiyle izleyip sonunda eli boş dönmek canımı baya sıktı benim açıkçası. Başta hikaye çok güzel ilerliyor ama sonradan bozuyor, hangi yola sapacağını bilemiyor sanki, o sokaktan bu sokağa girip çıkıyor gibi. Hikaye çok yarım yamalak ve tam oturmamış, üstelik ikinci sezonda her şey yerine oturacak diye beklerken daha da karmaşık hale geldi, hiçbir sonuca varılmadan bitti. Hiçbir şey anlayamadık. Sonuca varmayı bırak sanki her şey yeni başlıyormuş gibi bitti. Daha kafamızdaki mevcut soru işaretleri giderilmeden yeni soru işaretleri oluşarak bitti resmen. 3. sezon 100% gelecekmiş gibi bitti ama hala bir şey yok ortada. Ben hala umutla bekliyorum nedense. En azından son bir sezon yapsınlar ve şu hikaye doğru dürüst bi tamamlansın istiyorum, çünkü bu anime bunu hak ediyor.

Karakter açısından zengin bir seri. Beğendiğim karakterler de var ama genel olarak bazı karakterleri pek çözemediğim için haklarında ne düşünmem gerektiğini bilemedim. Mesela Mephisto karakterinin olayı neydi, amacı neydi? Mephisto da bir şeytan ama neden insanların tarafında? Tavırları, yaptıkları çok şüpheli ve düşündürücü. Başka karakterler hakkında da birçok belirsizlik var. Onun dışında Gehenna nasıl bir yer, iblislerin ortamı nasıl? Sormak istediğim daha çok şey var ama cevabını alamayacak olmak üzücü ve can sıkıcı.

Aslında çok heyecan verici, eğlenceli, sürükleyici, yüksek tempolu bir anime. Bu animeyi bu şekilde batırmış olmasalarmış normalde çok sevip tutacakmışım gibi geliyor içimden. Sadece yazık olmuş diyorum. Yine de izlenir ama, her şeye rağmen izlenir bence. Sorularınızın cevapsız kalması sinir bozucu ama 3. sezon umuduyla hikayenin tamamlanması beklentisiyle yaşayabilecekseniz izleyin derim ^^  - veeee 2024'de nihayet 3. sezon geldi!!!

 


_____________________________________

Kaynak: turkanime.net; anime-inceleme.com

22 Haziran 2023 Perşembe

Cuticle Detective Inaba


Tür: Komedi, Aksiyon, Gizem, Doğaüstü Güçler, Shounen


Bölüm: 12


Yıl: 2013
 
 
Konusu:
Inaba Hiroshi, yapay olarak insan ve kurt genlerinin birleşmesi sonucu üretilmiş, insanların saçlarını inceleyerek ve onları tadarak bilgi edinebilme gücüne sahip özel bir dedektiftir. Yediği saçın rengine göre gücü değişebilmektedir ve kurda daha çok benzeyen bir görünüş alabilmektedir. Eskiden Ogino (polis memuru) ile çalışan Hiroshi, şimdi ise karşı cinsin kıyafetlerini giymekten hoşlanan sekreteri Yuuta ve *neredeyse* normal sıradan bir çalışan olan Kei ile kendi dedektiflik bürosunu işletmektedir. Baş düşmanları şeytani beyne sahip bir keçi olan sahte para üreticisi Don Valentino ve her zaman kafasını bir poşetle saklayan sadık hizmetkarı centilmen samurai Lorenzo'dur. Birbirinden ayrı olaylar etrafında dönen çoğu bölüm, Hiroshi ve arkadaşlarının Don'u çaresiz bir şekilde tutuklamaya çalışmasını anlatmaktadır.

 

 

Evet komedi ama yine de dedektif medektif görünce, hele bi de özel güçleri olan yarı insan yarı kurt bir karakter olduğunu görünce biraz daha ciddi bir şey beklemiştim başta, en azından bir olayı vardır dedim, aslında izlerken öyleymiş gibi de hissettiriyordu, ama yok arkadaş, bir bakıyorsun tam ciddileşmeye başlıyorlar saniyeler içinde tüm ciddiyet kayboluyor hemen ardından :D Bu şekilde yazınca sanki şikayetçi oluyorum gibi gelmiş olabilir ama değilim asla :D

Evet, başta bir hedef bir uğraş beklediğim için izlerken "ne bu şimdi" kafasında izledim ama daha sonra anladım ki hiçbir ciddiyet yok, ve bize bir ciddiyet sunma niyetleri de yok, ben de salıverdim ve sonrasında eğlencenin dibine vurdum :D Cidden hiçbir beklenti içinde değilken izlediğinde çok komik ve eğlenceli bir seri :D Karakter açısından bol ve bence güzel karakterlere sahip. Ben izlerken çok eğlendim, kafa dağıtmalık ideal. Hekrese öneririm ^^

 

 

___________________

Kaynak: turkanime.net

Amaama to Inazuma (Sweetness & Lightning)


Tür: Komedi, Hayattan Kesitler, Seinen


Bölüm: 12


Yıl: 2016
 
 
Konusu:
Matematik öğretmenliği yapan Kouhei Inuzuka kızı Tsumugi’yi büyütmek için yalnız bir baba olarak elinden geleni yapmaktadır. Küçüklüğünden beri yemeyi çok sevmez ve yemek yapmada kötüdür, ama hayatları öğrencilerinden biri olan, Kotori Iida ile karşılaşınca değişir ve birlikte ev yapımı yemekler maceraları başlamış olur. Bu üçü masada olduktan sonra, bu olaylar dizisinin lezzetli olacağına hiç şüphe yoktur.

 

 


Baba - kız ilişkisini işleyen, yemek yapma konusunda heves getiren türden, eğlenceli bir anime. Karakterlerin bir hikayesi var, onları da izliyoruz, ancak daha çok yemek yapmak ve yemek üstüne odaklanılmış, farklı olaylar beklemeyin yani.

 

Çok karakter yok ve karakterler genel olarak iyi. Tsumugi ise tatlılığı ile şüphesiz animenin odak noktası. Çocuk karakter için bu ses sanatçısı çok uygun olmuş, seslendirmesi cidden tatlı, ancak çizimi biraz abartıya kaçmış, saçı falan, daha sade bir görünüm daha iyi olurmuş.

Ayrıca Tsugumi'nin bazı yemeklere karşı yaptığı seçicilik bana şımarıkça geldi ve bunu itici buldum, aslında animede gerçeği yansıtmışlar, ben genel olarak bunu şımarıkça buluyorum zaten. Biliyorum her yemeği sevmek zorunda değiliz, ben de her şeyi yemem ama belki de o kısımları yansıtma şekilleri beni rahatsız etti, bilmiyorum.

Bunu bir kenara bırakırsak, sevimli, sıcak ve iştah açıcı bir seri. Kesinlikle aç karnına izlememeniz gereken bir anime :D

 

 

___________________

Kaynak: turkanime.net

Banana Fish

  Tür: Aksiyon, Macera, Dram, Gerilim Bölüm: 24 Yıl: 2018     Konusu: Banana Fish, Amerika'nın New York şehrinde geçen, mafya ve çete ha...