29 Mayıs 2023 Pazartesi

Katanagatari

Tür: Aksiyon, Macera, Tarihi, Dövüş Sanatları, Romantik


Bölüm: 12


Yıl: 2010
 
 
Konusu:
Yasuri Shichika ve ablası Yasuri Nanami beraber dış dünyayla bağlantısı kesilmiş bir adada babaları tarafından büyütülmüşlerdir. Babaları Kyotoryuu adlı kılıç kullanılmayan bir kılıç tekniği olan Japonya'da en güçlü ve en korkulan teknik olarak bilinen 6. Nesil Kyotoryuu lideridir. Bildiği her şeyi oğluna öğretir. Babaları ölünce doğal olarak Kyotoryuu 7. Nesil lideri Shichika olur. Onlar adadaki yaşamlarına devam ederlerken bir gün Togame adlı bir kız adaya gelir. Togame shogun adına çalışan bir stratejisttir. Amacı Shikizaki Kiki'nin yaptığı, efsaneye göre hepsine sahip olanın dünyaya hükmedeceği 12 kılıcı shogun için toplamaktır. Bunun için de Kyoutouryuu'nun 6. başından, yani Shichika'nın babasından yardım istemek için adaya gelir. ama 6. lider öldüğü için Togame Shichika'dan yardım ister.
Bu amacı uğrunda daha önceden çalıştığı hemen hemen herkes, kılıçların zehrine kapılıp ona ihanet ettiği için; ona ihanet etmeyecek tek kişinin ona olan aşkı uğrunda savaşacak birisi olduğunu düşünmüştür ve bu sebeple Shichika’yı kendisine aşık edip kılıçları toplamaya ikna etmeye çalışır. İlk başta böyle bir plan aşırı saçma dursa da, tuhaf bir şekilde işe yarar ve Shichika, Togame’ye aşık olup onun için savaşmaya karar verir ve ikili tarihin akışını değiştirecek bir maceraya çıkar.

 

 

Animenin türlerine bakacak olursak birçoğu zayıf kalıyor aslında. Mesela romantizm türü bir ana türden daha çok yan tür gibi hissettiriyor. Animede bulunuyor, ancak Shichika’nın duygusuz kişiliği yüzünden animenin ilk yarısında hemen hemen hiç hissedilmiyor. Son bölümlere doğru romantizmin yoğunluğu artsa da ana tür olarak nitelendirilebilecek kadar yeterli değil. Dövüş sanatları ve aksiyon kısımları da zayıf kalmış. Animede en fazla öne çıkan tür ise macera. Diğer macera animeleri ile kıyasladığımızda o da zayıf kalıyor ama bol olaylı olmasa da sanırım yolculukları sayesinde macera türü daha çok yansıtılmış diyebiliriz. Bunlar animeyi kötü yapmıyor ama çok fazla yükselmenize de yardımcı olmuyor. Aslında bakarsanız Katanagatari daha çok bir diyalog animesi. Bu animede bol bol olay değil, bol bol konuşma var. Her ne kadar macera, aksiyon, romantizm zayıf kalsa da animenin ana yapıtaşı olan diyaloglar çok iyi. Hemen hemen hepsi oldukça doğal hissettiriyor. Arada bazı süslü diyaloglar olsa da onlar da kesinlikle kötü değil.

Çizim tarzı normal çizimlere göre farklı ama kötü değil bence, izlerken batmamıştı benim gözüme. Bölüm süresi de normale göre uzun baya - 50 dk, bu yüzden 12 bölüm 24 bölüm gibi geliyor ama bu sorun olmamıştı benim için. Kısaca farklı bir deneyimdi bu animeyi izlemek ^^

Aksiyonu az, diyaloğu bol bir anime arıyorsanız bu sizin için olabilir ^^

 

 

__________________________________________
Kaynak: turkanime.net; anime.web.tr; animeler.net

 

Another

Tür: Gizem, Gerilim, Korku, Doğaüstü Güçler, Okul


Bölüm: 12 + 1 OVA


Yıl: 2012
 
 
Konusu:
Hikaye 1998 yılında geçmektedir fakat 1972 yılında yaşanan olaylara dayanmaktadır. 1972 yılında, küçük bir kasaba olan Yomiyama'da, Kuzey Yomiyama Orta Okulu’nun 3-3 sınıfının başarılı ve sevilen öğrencisi Misaki hayatını kaybeder. Tüm öğrenciler ve öğretmenler bu ani ölümle şoka uğrar fakat öğrencilerden birisi “Misaki ölmedi, bakın işte orada” deyince tüm sınıf, hatta öğretmenler bile Misaki sanki yaşıyormuş gibi davranmaya başlarlar ve hayatlarına b
öyle devam ederler. Misaki’nin sırası sanki kendisi gerçekten orada oturuyormuş gibi boş bırakılır ve hatta mezuniyet törenine bile sırası götürülür. Buraya kadar her şey garip olsa da sıra dışı bir şey yoktur. Fakat mezuniyet fotoğrafı çekildiğinde herkes şok olur, çünkü merhum Misaki de fotoğrafta görülebilmektedir. Ölü gibi bembeyazdır, fakat yine de fotoğraftadır ve gülmektedir.

1998 yılında ise asıl hikâyemiz başlıyor. 15 Yaşındaki Koichi Sakakibara, babasının Hindistan’daki işi nedeniyle büyükanne ve büyükbabasının yanına, Yomiyama kasabasına taşınır. Koichi, Kuzey Yomiyama Orta Okulu’nun 3-3 sınıfında okuyacaktır fakat ciğerlerinde yaşadığı “Pnömotoraks” (ciğerlerin hava kaçırması) adlı rahatsızlığı nedeniyle ilk birkaç hafta okula gidememiştir. Hastanedeyken okuyacağı sınıfından üç arkadaşı onu ziyaret eder fakat davranışları biraz tuhaftır. Gecesinde ise hastanede okulunun üniformasını giyen ve adının Misaki Mei olduğunu öğrendiği, sol gözünde göz bandı olan gizemli bir kız ile tanışır. Çok geçmeden Koichi okula başlar ve Misaki ile aynı sınıfta olduğunu görür, fakat ortada garip bir durum vardır. Herkes biraz tuhaf davranmaktadır ve tüm sınıf Misaki’yi görmezden gelmekte, sanki yokmuş gibi davranmaktadır. Ayrıca ortada 3-3 sınıfının lanetli olduğu hakkında bir söylenti vardır. Koichi bu söylentilerin üstüne gider fakat sınıftan kimse ona tam olarak ne olduğunu söylemez. Tek bildiği lanetin 1972 yılında yaşanan olaylarla bir ilgisi vardır. Çok geçmeden ilk kurban verildiğinde Koichi her şeyi öğrenir fakat artık çok geçtir. Çünkü lanet başlamıştır.

 

 

Another bana göre türünün en iyilerinden. Korku bence çok fazla değil ama gerçekten gizemin ve gerilimin dorukta olduğu bir anime. 3-3 sınıfının öğrencilerinin teker teker ölmeye başlaması, daha doğrusu garip kazalara kurban gitmesi, Koichi’nin arkadaşları ile lanete karşı çare bulmaya çalışması derken kendinizi kaptırıveriyorsunuz. İzlediğiniz her bölümden sonra diğer bölümü hemen izlemek istiyorsunuz, yani bölüm sonları merak uyandırıcı, seyirciyi kendisine çekiyor. Anime genel olarak iyi ve gerilimi sonuna kadar yaşatıyor. Animede Son Durak filmlerindeki gibi bir havanın yaratılması harika olmuş. Ömür boyu unutamayacağınız sahneler var ^^

Gerçekten sıkılmadan, merak ederek bir oturuşta bitirebileceğiniz bir anime. Bölüm sayısının az olmasıyla da kıvamı iyi tutulmuş.

 

 

______________________________________________

Kaynak: anime-inceleme.com; animeler.net; jazetel.com

 

İZLEDİĞİM ANİMELER


Buraya izlediğim animeleri sıralıyorum. Yenileri izlediğimde güncellenecek. İsimlerinin üstüne basarak kısa tanıtımlarının ve biraz da benim yorumumun olduğu linklere ulaşabilirsiniz. Bazı sitelerin anlatımlarından beğendiğim şekilde örnekler alarak yazdım (kaynakları da verdim) ve düzenlemesini yaptım kendi yorumumu da katarak.


İlk önce anime türlerine bu linkten göz atabilirsiniz isterseniz.

__________________________________________________________________________________________


One Piece - Güncelim


  1. Death Note
  2. Mirai Nikki (The Future Diary)
  3. Another
  4. Katanagatari
  5. Anohana: The Flower We Saw That Day (Ano Hi Mita Hana no Namae wo Bokutachi wa Mada Shiranai)
  6. Btooom!
  7. Oreimo/Ore no Imouto ga Konnani Kawaii Wake ga Nai (My Little Sister Can't Be This Cute)
  8. Amnesia
  9. Elfen Lied
  10. K-On
  11. Tokyo Ghoul
  12. Sankarea
  13. Noragami (Stray God)
  14. Zankyou No Terror
  15. Kuroko no Basket
  16. One Punch Man
  17. Eden of the East
  18. Watamote - Watashi ga Motenai no wa Dou Kangaetemo Omaera ga Warui! (No Matter How I Look At It, It's You Guys' Fault I'm Unpopular!)
  19. Angel Beats
  20. Shingeki no Kyojin (Attack On Titan)
  21. Ookami Shoujo to Kuro Ouji (Wolf Girl & Black Prince)
  22. Danshi Koukousei no Nichijou (Daily Lives of High School Boys)
  23. Psycho-Pass
  24. Steins; Gate
  25. Baccano!
  26. 91 Days!
  27. Bleach
  28. Boku dake ga Inai Machi (ERASED)
  29. Tonari no Kaibutsu-kun (My Little Monster)
  30. Samurai Champloo
  31. Cowboy Bebop
  32. Mob Psycho 100
  33. Yuri on Ice
  34. Naruto + Naruto Shippuuden
  35. Noir
  36. Black Rock Shooter
  37. Sukitte Ii na yo (Say "I Love You")
  38. Ouran High School Host Club
  39. Ao Haru Ride (Blue Spring Ride)
  40. Deadman Wonderland
  41. Fairy Tail
  42. Inuyashiki
  43. Servamp
  44. Youjo Senki (The Saga of Tanya the Evil)
  45. Tari Tari
  46. God Eater
  47. Code:Breaker
  48. Shiki
  49. Hyouka
  50. Tonari no Seki-kun
  51. Re:Creators
  52. Claymore
  53. Ookami to Koushinryou (Spice and Wolf)
  54. Overlord
  55. Ansatsu Kyoushitsu (Assassination Classroom)
  56. Beelzebub
  57. Fullmetal Alchemist + Fullmetal Alchemist: Brotherhood
  58. Gakuen Babysitters
  59. Hinamatsuri
  60. Tamako Market
  61. Ergo Proxy
  62. Sakurasou no Pet na Kanojo (The Pet Girl of Sakurasou)
  63. Aishiteruze Baby
  64. Toradora
  65. Darker than Black
  66. Great Teacher Onizuka
  67. Asobi Asobase
  68. Soul Eater
  69. Amaama to Inazuma (Sweetness & Lightning)
  70. Cuticle Detective Inaba
  71. Ao no Exorcist (Blue Exorcist)
  72. Kimi ni Todoke
  73. Working!! + www.Working! (Wagnaria!!)
  74. Black Lagoon
  75. Dr. Stone
  76. Akatsuki no Yona
  77. Kurayami Santa
  78. Kimetsu no Yaiba (Demon Slayer)
  79. Zetsuen no Tempest
  80. Chobits
  81. Yamato Nadeshiko Shichi Henge (The Seven Metamorphoses of Yamato Nadeshiko)/ The Wallflower
  82. Tengen Toppa Gurren Lagann
  83. Phantom: Requiem for the Phantom
  84. Kaichou wa Maid-sama!
  85. Guilty Crown
  86. Nichijou
  87. Kokoro Connect
  88. Aku no Hana
  89. Gekkan Shoujo Nozaki-kun
  90. Sakamoto Desu Ga?
  91. Kill La Kill
  92. Kiseijuu: Sei no Kakuritsu (Parasyte -the maxim-)
  93. Charlotte
  94. Hellsing + Hellsing Ultimate
  95. Kamisama Hajimemashita
  96. Gin no Saji (Silver Spoon)
  97. Fooly Cooly
  98. Tokyo Magnitude 8.0 
  99. Serial Experiments Lain
  100. Mushishi
  101. Lucky☆Star
  102. Gintama
  103. Jormungand
  104. Junji Ito: Collection
  105. Ajin: Demi-Human
  106. Paranoia Agent (Mousou Dairinin)
  107. Ping Pong The Animation
  108. Back Street Girls: Gokudolls
  109. Tsurezure Children
  110. Death Parade
  111. After The Rain
  112. Tokyo Ravens


Mirai Nikki (The Future Diary)

Tür: Aksiyon, Gizem, Psikolojik, Doğaüstü Güçler, Gerilim, Shounen


Bölüm: 26 + 1 OVA


Yıl: 2011 - 2012
 


Konusu:
Amano Yukiteru (Yuki), asosyal, çevresi ile iletişim kuramayan, tüm gününü cep telefonundan günlük yazmakla ve hayali arkadaşlarıyla konuşmakla geçiren biridir. Bir sabah uyanır ve cep telefonunda gün içerisinde olacak her şey tek tek yazmaktadır. Telefonunda yazan olaylar gerçekleştikçe Yuki daha da şaşırır. Sonra anlar ki aslında bu hayali arkadaşı gerçektir ve  bu arkadaşı aslında zaman tanrısı Deus’dur. Deus, Yuki’yi bir yarışmaya dahil eder. Yuki kendisi gibi 11 kişinin daha olduğunu öğrenir ve ölümüne bir yarış başlar. Bu 12 kişiden sadece biri sağ kurtulacak ve kazanan kişi yeni zaman tanrısı olacaktır.
Her yarışmacıda Yuki gibi bir telefon olduğu gibi, her telefonun da kendine göre avantaj/dezavantajları var. İşte animeyi ilginç kılan noktalar bunlar. Kiminin telefonu etrafında ne olup biteceğini anlatırken, kiminin telefonu gelecekte nasıl kaçabileceğini anlatıyor. Böyle ufak detaylar, birbirlerini tanımamaları, kör noktalar ve akıl oyunları derken anime alıyor başını gidiyor. Hamleler ve karşı hamleler yaparak bu geleceği gören şahıslar birbirlerini nasıl öldürecekler?
Yuno Gasai ise animenin belki de en karanlık geçmişine sahip, en gizemli ve kesinlikle en psikopat ve en kıskanç karakteridir. Yuki’nin sınıf arkadaşlarından biri olan Yuno da günlük sahiplerinden biridir ve Yuki’ye aşıktır. Onu korumak için her şeyi yapar. Bu yarışmadan Yuki ile beraber sağ çıkmak istemektedir. Ama yarışmadan sadece 1 kişinin sağ çıkacağını unutmayalım.

 

 

Mirai Nikki’nin son derece akıcı, şaşırtıcı, ilginç ve kırılma noktaları ile sizleri bolca şaşırtmayı başaran sıra dışı bir konusu var. Barındırdığı zekâ dolu içeriği ile bir adım sonra ne olacak kestiremiyorsunuz. Bol aksiyonuyla, içindeki gizemler ile birlikte oldukça kaliteli ve sürükleyici bir hal alıyor. Animenin içerisindeki gizeme Gasai Yuno karakterinin büyük bir katkısı var. İnsanı her an şaşırtabilen ve korkutabilen karakterimiz Gasai Yuno animeye çok ayrı bir hava katıyor, o olmasa eksik olur diyeceğiniz bir karakter. Yuno, animenin belki de en karanlık geçmişine sahip, en gizemli ve kesinlikle en psikopat ve en kıskanç karakteri. Yarışmacıların her biri aslında çok acı şeyler yaşamış insanlar. Yani hepsi zamanda geri gidip hayatlarındaki bir anı değiştirmek isteyen, bu yüzden yeni zaman tanrısı olmak isteyen insanlar. Gerçekten karanlık bir anime. İçerisinde bolca ölüm, dövüş, kan ve vahşet var.

Ayrıca animenin içinde değişik bir zaman kavramı işlenmiş. Paralel evren kavramına oldukça fazla yer verilmiş.

Kestirelemeyen olay örgüsü, akıl oyunları ile sıkılmadan izleyebileceğiniz bir aksiyon ve garip bir aşk hikayesi. Trajedi, aşk ve tutku! Her birini kemiklerinize kadar hissedeceğiniz bir anime.

 

Not: Asıl final OVA bölümünün içerisindedir.

 

 

___________________________________________________________
Kaynak: anime-inceleme.com; 22dakika.org; animeler.net; yeppuu.com

Death Note


Tür: Gizem, Polisiye, Psikolojik, Doğaüstü Güçler, Gerilim, Shounen


Bölüm: 37


Yıl: 2006 - 2007
 


Konusu:
Dünya'yı yukarıdan izleyen Shinigami'lerin, yani ölüm tanrıları ya da azrail de diyebiliriz, “Ölüm Defterleri” vardır, Shinigami'lerin görevi, insanların vakti dolduğunda isimlerini “Ölüm Defteri”ne yazmaktır, böylelikle ismi deftere yazılan kişi ölür, bunun saati, ölüm şekli, yeri gibi detaylar deftere yazılarak ayarlanabilir şekildedir. Bir gün, Shinigami'lerden biri olan Ryuk, monoton ve sıkıcı hayatından çok sıkılır ve heyecanlı olacağını düşündüğü için defterini yer yüzüne kasten düşürür.
Üniversite giriş sınavlarına hazırlanan bir lise son sınıf öğrencisi olan Yagami Light, Japonya'nın belki de en yetenekli ve zeki öğrencisidir, buna rağmen, yaşadığı dünya ona zevk vermemektedir. Her gün gittikçe artan suç oranları ve adalet sisteminin çökmüşlüğü, onun için bu dünyayı daha da anlamsız ve çürümüş kılmaktadır. Bu yüzden de, hiç bir şeyde anlam görmemektedir.
Light, bir gün ders sırasında bir defterin gökten düştüğünü görür. Okul çıkışı elinde olmadan defterin düştüğü yere yönelir. Defterin üstünde "Death Note" yazmaktadır. Defteri yerden alıp incelediğinde hiç de inanacağı şeylerle karşılaşmaz, bu yüzden buna inanmaz ve hatta defteri bulduğu yerde bırakmayı düşünür. Ama yine de içinden gelen sese karşı koyamayan Light, defteri de beraberinde götürür. Defterin gerçekliğini test ettiğinde insanların öldüğünü kendi gözleriyle görünce dehşete kapılır. Defterin gerçekliği karşısında şaşkına dönen Light, kendi ideal dünyasını yaratmak için suçlulara yönelecektir başta. Ama her şey o kadar kolay ve basit olmayacak, hırsı yüzünden peşpeşe sık sık ölümler gerçekleştirince polisin dikkatinden kaçmayacaktır! ve fark edildiğinde, peşine dünyanın en iyi dedektifi olan süper zeka L'i görevlendireceklerdir. L'in ne adını biliyorlar ne yüzünü görmüşler. Bu noktadan sonra başlayan akıl oyunları ve psikolojik savaş ise inanılmaz. Böylelikle ikisi arasında bir savaş başlar. Kimliği ilk deşifre olan kaybedecektir.

 

 

Death Note, heyecan ve beyin fırtınası yaratan iki süper zekanın muhteşem savaşını ve adalet sistemini anlatan çok güzel bir seri. Konusu ve akışı çok sağlam. Benim bilinçli olarak izlediğim ilk anime olduğu için de yeri ayrıdır. Genel olarak herkes Death Note'la başlar zaten anime izlemeye, yani en azından eskiden öyleydi. Şimdi illa herkesin ilk animesi olmasa da tüm anime izleyenlerin mutlaka izlemiş olduğu, ve yeni anime izleyecek olanlara da herkesin mutlaka önerdiği bir seridir. Hatta animelerle alakası olmayanların bile izlemiş olduğu bir seridir. Eğer hiç anime izlemediyseniz bile Death Note’un etkisinden uzun süre çıkamayıp tekrar tekrar izlemek isteyeceksiniz.
Death Note, belki de insanların anime önyargılarını kırıp bu uçsuz bucaksız dünyayla tanışmalarını sağlayan bir seri. Büyüleyici kurgusu ve mükemmel çizimleriyle dünyanın her yerinden milyonlarca hayrana sahip. Özellikle akla hayale gelemeyecek “dâhice” kurgusu ile adından epey söz ettirmiş bir anime. Ne zaman ne olacak veya olaylar nasıl gelişecek kestirmeniz çok güç. Her şey o kadar detaylı düşünülmüş ki aklınıza gelebilecek her sorunun cevabını izledikçe alıyorsunuz. Light’nun yakalanmamak ve kendine misyon edindiği bu yola devam edebilmek için yaptığı planlar, L’in ise Light’nun attığı her adımı mükemmel analiz etmesi ve Kira’yı yakalamak için yaptığı planlar... İkisi de bir hatta birkaç adım öteyi görerek inanılmaz zekice ilerliyor ve siz sadece şaşkınlık, heyecan ve gerginlik içinde izliyorsunuz.
Death Note, genel olarak bu iki karakter üzerinden ilerlese de zamanla işler değişiyor, bazı karakterler çıkıyor, yeni karakterler giriyor. Ama bu kafa karıştırıcı bir şekilde olmuyor merak etmeyin.
Seriyi konusu dışında ele alacak olursak görüntü ve sahneler mükemmel yapılmış, Müzikleri de çok iyi. Kısacası her şeyiyle kaliteli bir yapım. Sonlara doğru biraz bozsa da her şeye rağmen kesinlikle izlenmesi gereken bir anime diye düşünüyorum. Spoiler vermemek için burada bitiriyorum ^^

 

____________

Kaynak: jontinik.com

 

Anime Türleri

Anime Türleri


Kodomo: Küçük yaşta çocuklar için yapılmış anime serileridir. Çizimleri çok

çocuksu olabilir bununla birlikte hikayeleri de çocukların anlayabileceği sadeliktedir.

 

Chibi: Bunlar ya küçük çocuklar için yapılmıştır ya da komedi unsurudur. Diğer türlere göre bu türde yapılmış pek anime veya manga yoktur. Genelde tv serilerinde bölümün sonunda çıkarlar, ya da normal animelerin special bölümlerinde kullanırlar, karakterleri daha sevimli şekilde sunarlar, bu bazı (özellikle de sert) karakterler için farklı bir bakış açısı oluşturur.

 

Shounen: Kelime anlamı genç erkek demektir. Genellikle genç erkekler, delikanlılar için hazırlanan animelerdir. Yaş grubu +13 yaş olan erkeklere hitap eder. Çoğunlukla ana karakterleri erkeklerdir. İçinde macera, dövüş, savaş, kan vardır. Komedi türünde de yapılabilir. Dünya üzerinde yayınlanan animelerin çoğu bu anime türünde olurlar. Yaşı daha büyük olanlar da izler, hem kadın hem erkek. Kısaca herkes.

 

Örnekler: Naruto, One Piece, Dragon Ball, Bleach, Death Note, Inuyasha, Yu-Gi-Oh!, Tengen Toppa Gurren-Lagann, Great Teacher Onizuka, FullMetal Alchemist, vs...

 

Shoujo: Kelime anlamı genç kız demektir. 10-18 yaşları arasındaki kız çocuklarına veya genç kızlara hitap eden animelerdir. Temel olarak romantik olaylar ve duygusal temaları içerir ama gene içerisinde savaş, büyü gibi öğeler de olabilir. Genellikle baş karakteri bir kız/kızlardır.

 

Örnekler: Sailor Moon, Kaichou wa Maid-sama, Gekkan Shoujo Nozaki-kun, Tonari no Kaibutsu-kun, Kimi ni Todoke, Ouran Koukou Host Club vs...

 

Seinen: Kelime anlamı yetişkin erkek demektir. +18 yaş ve üzeri (genelde 18-40 yaş arası) erkekler için hazırlanmış olan anime/mangalardır. Vahşet, kanlı sahneler, savaş, cinsellik, çıplaklık, erotizm içerir, açıkca sergilenebilir, kısıtlama gereği duymadan.

 

Örnekler: Elfen Lied, Berserk, Hellsing, Chobits, Code Geass vs..

 

Josei: Kelime anlamı yetişkin kadın demektir. +17 yaş ve üzeridir. Genellikle gündelik yaşamla alakalı, baş karakterleri olan bayanların etrafında dönen hikayelere sahiptir. Romantizm, kadın erkek ilişkileri anlatılır. Dram, cinsellik, romantizm içerir. Seinen in kadın versiyonu da denebilir.

 

Tabii ki tür olarak, bir Shounen içinde aksiyon ya da komedi elementleri olmaması beklenemez. Ya da bir Seinen olan Code Geass, macera, dram dışında Mecha (dev robotlar) barındırmaktadır. Shoujo olan Sailor Moon ve Card Captor Sakura animeleri, komedi ve romantizm yanında, alt tür olan Magical Girl'ü (büyü gücüne sahip kızlar) de kapsayabilir.

 

Mecha: Dev robotların içine girilerek ve onların yönetimiyle yapılan savaşlar bulunmaktadır. Özellikle oyuncak sektörü ile yakından ilgilidir.  Robot boyutları animeye göre değişir. Bazıları normal apartman boyutunda olabilirken bazıları çok daha büyük boyutlara erişebilir.

 

Örnekler: Tengen Toppa Gurren-Lagann, Code Geass vs..

 

Ecchi: Çıplaklık ve erotizme sahip sahneler bulunur. Ancak cinsel ilişki içermez. Gereğinden büyük göğüsler, iç çamaşırların görünmesi, göğüslerin tutulması veya bir erkek karakterin suratına dayatılması, erkek karakterlerin burnundan kan fışkırması olayı ve bunun gibi erotik çağrışımların olduğu durumları barındırmaktadır. Macera içeren bir Shounen (Dragon Ball) ve Seinen (Code Geass) içinde de olabileceği gibi, komedi ve erotizm dozu yüksek +16 olanları da bulunmaktadır (Golden Boy). Kısaca her animede görülebilir bir tür aslında.

 

Hentai: Yoğun miktarda cinsellik unsurları içerir. Yetişkin animeleri olarak da geçer. Cinsel ilişki içerir. Kelime anlamı "sapık", "sapıkça şeyler yapan"dır. Pornografik olan animelere denir. Kesinlikle +18 (bazı durumlarda +21) olan animelerdir.

 

Harem: Erotizm çağrışımı yapsa da genellikle bir erkek karakter etrafında bulunan çok sayıda kız karakter anlamında kullanılır. Tek bir erkek karakter etrafındaki çok sayıdaki kadın karakter ile etkileşim halindedir. Kızlardan birinin/bazılarının aşık olması ve erkeğin de karar vermesi anlatılabilir. Harem animeler genelde Ecchi türüyle birleşebilir. Tam tersi de bulunmaktadır. Yani tek kız ve çok erkek durumu da görülebilir.

 

Örnekler:

(Tek erkek - Çok kadın) Kanon, Clannad vs

(Tek kadın - Çok Erkek) Ouran Koukou Host Club, Fruits Basket vs...

 

Yaoi: Erkek erkeğe aşkı ve yoğun ilişkiyi içeren tür. Gay ilişki içerir.

 

Yuri: Kız kıza aşkı ve yoğun ilişkiyi içeren tür. Lezbiyen ilişki içerir.


18 Ekim 2021 Pazartesi

GEVENDE


Bugün benim çok farklı ve marjinal bulduğum ve çok sevdiğim, kaliteli gruplardan biri olan Gevende grubundan bahsetmek istiyorum.
Aslında bu yazıyı çok uzun zaman önce hazırlamıştım ama paylaşmaya kıyamadım bi türlü, çünkü Gevende gibi özel grupları herkesle paylaşmayı sevmem pek, ama bi hevesle paylaşma kararı aldım, umarım pişman olmam ^o^;;

Gevende'nin bütün albümleri ve şarkıları birer başyapıt, hepsinin tane tane dinlenmesini öneririm. Düşük tempodan, orta tempoya, yüksek tempoya her türlü havaya sahip şarkıları var. Tabii kendilerine has bir şekilde çalıyorlar ^^

Ama bütün albümleri ve şarkıları yazamayacağım için, illa bir öneri yapmak zorunda olsam bu kesinlikle "Sen Balık Değilsin ki" albümü olurdu. Örnek olarak da bu albümden en bi sevdiğim Gevende şarkılarından biri olan "Esinti" şarkısını alalım.

Şimdi, başlangıç olarak "Esinti" şarkısını bi dinlemenizi rica ediyorum. 
 


Hadi bir de bonus olarak "Refik" dinleyelim.


Şarkıları bi dinleyin, daha sonra size bununla ilgili bir sorum olacak.

.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Dinlediniz mi?

Şimdi size sorum:
Sözler hangi dilde?

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Düşün biraz.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Biraz daha düşün.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

Ben söyliyim mi?

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.


Hiçbir dilde değil! ^^


Evet. Ben mesela ilk başta kürtçe falan sanmıştım, çünkü Gevende kürtçede düğün çalgıcısı anlamına geliyormuş -zaten bazı şarkılarında da öyle bir düğün şarkısı havası var :D-, ben de hiç kürtçe, zazaca bilmeyen biri olarak sandım ki şarkılar da kürtçe, ama öyle olmadığını fark ettim, ve kürtçe bilen birine sorduğumda da doğrulamış oldum. Tabii daha sonra röportajlarını izlediğimde de kendi ağızlarından duymuş oldum şarkılardaki sözlerin hiçbir dilde olmadığını. Bu Glossolalia denilen bir teknik - anlaşılmaz sesler veya sözler; bilinmeyen veya hayali bir dilde konuşma demek.


Siz de farklı dillerde şarkılar dinlerken doğal olarak sözlerini anlamıyorsunuz, değil mi? Sanki bir anlamı olmayan sözler, uydurma bir dil gibi geliyor. Hatta anlamadığınız dilde dinlediğiniz şarkıları söylerken kendinizce kafanızdan sözler uyduruyorsunuz ve kendinizce yeni bir dil yaratıyorsunuz siz de :D 


Gevende de aynı şekilde hissetmiş tabii herkes gibi. Farklı dillerde müzikler dinlerken sanki sözzüz ama bir sözü olan, olmayan bir yerin dili gibi hissetmişler hep, bu da onları kendi müziklerinde böyle bir şeye yöneltmiş bu şekilde.


Bazı kişiler Gevende'nin şarkılarındaki sözlerin anlamı olduğunu düşünüyor, yani kendileri bir dil yaratmış diye düşünenler var. Şarkıların sözleri öyle uyumlu ki, sanki olmayan bir dilde değil gibi, uydurma kelimeler değil gibi hissettiriyor. Sözlerin nasıl bu kadar uyum içinde bir araya geldiği, böyle bir şeyin gerçek olamayacak kadar iyi olması konusunda birçok yorum var. Benim de dikkatimi çekti aslında, sanki bazı kelimeler tekrarlanıyor gibi. Aynı ya da benzer kelimeler denk geliyordur arada sırada ama kendi ağızlarıyla söylediklerine göre sözlerin bir anlamı yok gerçekten de. Ayrıca başka bir şey daha dikkatimi çekti, canlı performanslarda birçok yerde kelimeleri biraz farklı söylediklerini fark ettim, yani bu da gerçekten sözlerin uydurma olduğunu doğruluyor bence.


Aslında Glossolalia’nın tam olarak ne olduğuna dair bazı anlaşmazlıklar varmış.

Glossolalia’nın bazen konuşmacının bilmediği bir dil olduğu düşünülmektedir, ancak kaydedilen bircok durum bilinen herhangi bir dil olarak anlaşılmazdır. Alternatif olarak, bazıları glossolalia’yı bilinmeyen, manevi bir dil olarak yorumlarken, diğerleri bunun sadece saçma olduğunu düşünür.


Aranızda sırf sözlerin bir anlamı yok diye beğenmeyen ve saçma bulanlar da olabilir. "Niye böyle bir şey yapmışlar, saçma yani, neden ki?!" diyenler olabilir. Böyle düşünenlere söylemek istediğim şey: "çünkü müziğin dili yoktur" ^^



Ayrıca kırmızı çizgilerin dışına çıkabilenleri çok severim ben ^^

Bana göre Gevende'nin müziği çok özgün ve farklı, mantıklı da aynı zamanda. Bu şekilde şarkıyı dinleyen kişi kendi hikayesine göre algılar sözleri, ya da o an ki ruh haline göre sözlerin anlamı şekillenebilir, çok yönlü sözleri var işte ne güzel ^^


Tabii türkçe sözlere sahip olan birkaç şarkıları da var. Hepsini saymayacağım şimdi ama bi örnek verecek olursam "Sanki" ve "Ağlaya Ağlaya" türkçe sözlere sahip mesela. Bir de "Nayu" diye bir şarkıları var, sözlerinin tersten okunduğu bir şarkı olduğu düşünülüyor, ismi de zaten tersten okuduğunda "Uyan" demek. Hatta diyorlar ki Nayu'da bir rüya anlatılıyormuş. Ve 'rüyalar tersine çıkar' inanışı benimsenmiş olsa gerek ki tersten okunmuş sözleri. Sözlere baktığımızda nasıl bir anlam çıkıyor pek emin değilim ama tüm bunlar oldukça enteresan ve ilgi çekici, değil mi? ^^




Ben şarkılarda anlamlı sözlere, verilen mesajlara baya önem veren biriyimdir, ama bazen söze ihtiyaç duymazsın anlamak ve hissetmek için. Bazı müzisyenler de bunu çok iyi yapıyor mesela işte.


Öylesine mistik, öylesine büyüleyici müzik yapıyorlar ki sizi farklı bir dünyaya götürüyor resmen.


Böyle çok bilinmeyen, kaliteli müzisyenleri herkese önermekten kaçınırım aslında, az ama kaliteli, onları anlayan dinleyiciler olsun isterim hep, onları hak eden dinleyiciler.

Bazıları böyle kaliteli özgün müzik yapanları kendine saklama, başkalarıyla paylaşmama olayına kızsa da bence böylesi en iyisi. Eskiden ben de üzülüyordum "daha çok değer görmeleri" gerektiğini düşünüyordum. Bu müzisyenler ne düşünür bu konuda bilmem ama bence az dinlenmek ve/veya izlenmek değer görmemek değildir, ya da bunlar kaliteyi belirlemez. Asıl yaptığın iş az kişi tarafından bile olsa doğru bir şekilde anlaşıldığı zaman değer görmüş olursun. Ayrıca popülerleşmiş her şey, çok kişi tarafından dinlenen her müzik ve müzisyenin eşsiz tadı da kalitesi de er ya da geç bozuluyor bence.

Ve bence böyle müzisyenler özgün oldukları için kenarda köşede, ve kenarda köşede oldukları için özgün kalabiliyorlar.


Umarım Gevende'ye değer verirsiniz ^^


Gevende Live at Mezzo Voce - Corsica, Fr


Fransa'da sergiledikleri bu sahneyi izlerseniz Gevende'nin nasıl eşsiz efsane bir grup olduğunu daha iyi anlarsınız ^^
53 dk diye çok uzunmuş deyip ertelemeyin ya da caydırıcı düşüncelere kapılmayın, izledikten sonra keşke daha uzun olsaymış diyeceğiniz türden bir performans ^^


Tokyo Ravens

  Tür: Shounen, Süper Güçler, Doğaüstü Güçler, Büyü, Aksiyon, Fantazi, Romantik, Komedi Bölüm: 24 Yıl: 2013 - 2014   Konusu: Eskiden Tokyo’d...